Mercan Denizi Savaşı-Deniz'de Mücadele



Japonca adıyla Sango-Kai Kaiesn yani Mercan Deniz Savaşı, II.Dünya Savaşı sırasında yaşanmış bir olaydır.Japonya o zamanlar savaş açısından önemli bir konuma sahip olan Yeni Gine’de bulunan Port Moresby’i ele geçirmek için giderken, bozguna uğramasıyla sonuçlanan hem denizde hem karada yapılmış bir savaştır.

Mercan Savaşı’nın Sebebi

Savaş Japonların 1942 yılınının Nisan ayında, Avusturalya ve Mercan Denizi’ne sahip olabilmek için o bölgede bulunan Tulagi’ye hava sahaları kurma çabasına girmişti.Bu harekatlardan karşı taraf haberdardı.

Savaş

Mercan Deniz Savaşı, Japonların hava üssü kurmak için Tulagi bölgesine asker çıkarmasıyla başladı.Bunun üzerinde ABD’li kuvvetler komutasındaki Tuğamiral Frank J.Fletcher, filosunda bulunan uçakları kullanarak Japon kuvvetlerine saldırmıştır.Bir Destroyer ve birkaç önemsiz mayın gemisini etkisiz hale getirmiştir.3 Mayıs’ta gerçekleşen olayın ardından aşağıdaki karşılıklı saldırılar sırasıyla yaşandı.

Japonların Rabaul’dan gelen gerçek kuvvetleri yani deniz birlikleri, dolambaçlı bir şekilde doğuya gitmişlerdir.

Taraflar 5-6 Mayıs ‘da birbirlerini aradılar ama bulamadılar.

Japonlar karşılık vererek 7 Mayıs günü ABD destroyer ve bir tankerini, gemilerinden kalkan uçaklarla batırmışlardır.

Mercan Deniz  Savaşı tüm hızıyla devam etmiş ABD’li Tuğamiral’in de, Japonların bir tane hafif uçak gemisini ve bir de zırhlı kruvözürünü etkisiz hale getirmişlerdir.Sonraki gün Japonlar, karşı tarafın bir tane uçak gemisini, sonra da ABD’leliler Japonların Shaokaku’sunu yani büyük uçak gemisini savaşamayacak konuma getirmişlerdir.

Sonuç


Savaşın sonunda Japonlar daha zararlı çıkmış ve hava bakımından yetersiz kalmışlardır.Aynı zamanda ABD’lilerin sürekli hava bombardımanı, Japonların Rabaul’daki kuvvetlerini geri çağırmak zorunda bıraktırtmıştır.

Ayrıca Mercan Deniz Savaşı sırasında ABD sadece uçaklarını kullanmış, sıcak temastan kaçınmışlardır.









Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı-Hitler İçin İşaret

Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı
Almanya-Sovyet Saldırmazlık Paktı genel olarak bir zaman kazanma anlaşmasıdır. II. Dünya Savaşı sırasında Sovyetlerin başında bulunan Stalin , Çekeslovakya’da bulunan bazı bölgelerin Hitler Almanyası’na verilmesi kararından sonra(Münih Antlaşması) batılı devletlere iyice güveni kırılmıştır ve yaklaşan savaşın da farkındadır.Ama zamana ihtiyacı olan Stalin Hitler’le masaya oturma kararı alır.

Stalinin’İn Dışıişleri Bakanı Yahudi kökenli olduğu için ilk olarak bakanı kabine dışı bırakırr.Aynı zamanda bir propaganda yaparak Batı’yı , Almanya’yla aralarını bozmakla suçlamıştır.Bunlar yaşanırken Hitler’de de bir Sovyet korkusu vardı.Olası bir Batı yakınlaşmasında ülkesi için büyük bir tehlike oluştururdu.Böylelikle diğer ismi Molotov-Ribbentrop Paktı olan Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı, 23 Ağustos’ta Almanya Dışişleri Bakanı tarafından Moskova’da imzalandı.

Bu normal bir savunma antlaaşması değildi.Çünkü pu paktın gizli maddelerinde iki ülkenin sınırlarını belirleyen maddeler vardı.Bu antlaşma Hitler için bir işaret olup Hitler’im Polonya’yı işgal etmesi ve II. Dünya Savaşı’nı sağlayacaktır.


II. Dünya Savaşı tarihini bilenler Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı’nın 22 Haziran 1941’de Almanya tarafından bozulacağını bilir.

Hollanda Doğu Hindistan Şirketi-Yeni Bir Çağın Sembolü


Hollanda Doğu Hindistan Şirketi
 Hollanda Doğu Hindistan Şirketi, savaş başlatabilen, ülkesi adına anlaşma yapabilen, ilk hisse senedini kullanan ve tarihteki en değerli(7.8 trilyon dolar) ve ilk uluslarası şirketi ünvanını alan bir ticaret filosudur.

Bir diğer ismi VOC(Vereenigde Oost-Indische Compagnie) olan şirket genellikle ezeli rakibi olan İngiliz Doğu Hindistan Şirketi ile karıştırılır.Oysa ki ilk olarak Hollandalılar şirketleşmeye gitmiştir.İsterseniz ilk başta bu olayın geçmişinden başlayalım.




Kuruluş

Tarih 2 Nisan 1595’i gösterirken Hollanda’nın kuzeyinde bulunan Texel adasından efsanevi Doğu’ya doğru Amsterdam, Mauritus ve Hollandia adında üç tane gemi yola çıktı.Duyfken adlı tekne eşliğinde geçen maceranın oldukça heycanlı geçtiği söylenir.Bu maceranın sonunda 1597 yılında dört gemiden sadece üçü ve mürettebatın yarısından çoğu(249 kişiden sadece 87 si geri dönmüştür) geri dönemediğine göre bu oldukça doğru olmalıdır.

Bu sefer önemli bir gelir getirmemiş olsada  başarılı geçmiş, Doğu’ya yeni bir ticaret yolu açılmış  oldu.

Hollanda Doğu Hindistan Şirketi limanı
Zeeland ve Hollanda şehirlerinden gelen tüccarlar bu seferleri takip etti.Bu vilayetlerin filoları ağır ve güçlü donanmalarla donatılmıştı ve rotayı uzun zamandır kullanan Portekizlilerden daha üstün konuma gelmişti.

Sömürgelerden toplanan, içinde  hindistan cevizi ve karabiber gibi değerli mallar da olan gemiler ana yurtları Hollanda’ya geri dönüyordu.Bu ortamda ileriyi gören Baş Müsteşar Johan van Oldenbarnevelt savaş riskini azaltmak için şirketleşme yoluna giderek VOC yani  Hollanda Birleşik Doğu Hindistan Şirketi’ni kurdu.

Savaş açabilme, para basabilme ve fethettiği toprakları yönetilme gibi ilginç özelliklere sahip olan bu şirket, 20 Mart 1602 tarihiyle Ümit Burnu’ndan başlayıp Asya’ya kadar olan ticaret topraklarında Hollanda tekelini kurmuştur.


Yükseliş

Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’nin otorite bir güç haline gelmesi uzun sürmedi.Hatta kayıtlarda Jan Pieterszoon Coen ‘in şirketitn yönetim kurulu olan Efendiler Kurulu’na gönderdiği bir mektupta şöyle yazar “Burada başarabiliceğimiz işler çok fazla”.

Hollanda Doğu Hindistan Şirketi Hakimiyeti
Şirket işi büyütüp 1619 yılında fethettiği Jayakarta’da-bügünkü ismiyle Endeonezya- Batavia liman şehrini kurdu.Coen bu konu hakkında bir mektup daha yazmış şöyle diyor:”Bu fetihle Jacarta Hindistanın gelmiş geçmiş en güzel yeri olucak ve Hollanda’nın ününe ün katacak, şimdi bizle dost olmak için tüm ülkeler sıraya girecek”.

Bu fetihler bitmeyip Cava Adası, Molükler’deki Ambon ve Ternate de eklendi ve burdaki halk baharat yetiştirmeye zorlandı.

Hollanda Doğu Hindistan Şirketi, her zaman fetih yaparak değil kimiz zamana politik kimi zaman zor kullanarak yoluna devam etmiştir.Örneğin : Çin’e ziyaretler yapılmış; Sri Lanka(Seylan), Makassar ve Güney Afrika’ya kaleler kurulmuştur.Bu diplomatik seferlerde Japonya’ya da uğranmış ama dönemim Şogun’u 1641 yılında ülkesini yabancı temasına kapattığı için VOC sadece Nagasaki bölgeesindeki Decime adasında ticcaret izni alabilmiştir.

Sonuç olarak Hollanda Doğu Hindistan Şirketi  egzotik mallara meraklı zengin kısımın evlerini dömürgelerden topladıkları bu mallarla donatmakla yetinmeyip Asya ticaretinin gelişmesinde önemli bir oynamıştır.En önemlisi ticaret kaynağı baharattan başlayıp porselene kadar birçok malı gemilerinde taşımıştır.

 İflas

Şirket 18. yüzyılın ortalarından beri zaten iç yolsuzluklarla uğraşıyordu ve bütün malvarlığı Hollanda Batavian Cumhuriyeti tarafından el değiştirilerek 1792 yılında iflas etti.Hollanda Doğu Hindistan şirketi’nin ardından toprakları Hollanda doğu Hint Adaları haline geldi daha sonra 19. ve 20. yüzyıllarda Endeonezya adını aldı.

Böylece günümüz şirket politikalarından tutun, yönetime kadar iş sektöründe günümüz değerleri, bilgileri için önemli adımlar atıldı.Bu arada sevgili okurlarım, Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’nin yazışmaları, mektupları,anlaşmaları vs. gibi bir sürü belge halen saklanıp sergilenmektedir.











Hernan Cortes - Aztekler'in Kabusuydu


Hernan Cortes
İspanyol krallığı ismiyle tüm Meksika’yı ele geçiren ispanyol denizci Hernan Cortes aynı zamanda İnka’yı sadece 168 kişiyle ele geçiren Francisco Pizarro'nun akrabasıdır.Asıl ismi Hernado yada Fernando olan ispanyol denizci günümüz Küba topraklarının keşfedilip, ele geçirilmesinde büyük rol oynamıştır.

Hernan Cortes bu bilinmeyen toprakların zenginliğinin farkındadır ama buradan faydalacak kadar yetki ve otorite sahibi değildir.Basit bir plan yaparak Küba Valisi’nden burada ticaret ve keşif izni ister.Vali bu işe olumlu bakmıştır Cortes’in sözüne sadık kalıp herhangi bir fetih girişiminde bulunmayacağını düşünmüştür çünkü Küba topraklarını kendisi fethetme niyetindedir ama ispanyol denizci anlaşmaya uymayarak Meksika’yı ele geçirmiştir.Bu başarısından dolayı burada geniş arsalar ve köleler hediye edilmiştir.

Hernan Cortes ve bir Aztekli
İspanyol denizci Azteklerin ülkesine geldiği zaman tüm filosunu yakmış ve batırmıştır.Bu harektinin sebebi ise askerlerin herhangi bir firar girişimine kalkışmayıp ölümüne savaşmalıdır.Ordu yaklaşık 40.000 kişidir ve hepsi donanımlıdır.Hatta ordusunu yerli adamları da katmasıyla sayı 100.000’i bulmuştur.Ordusunda topçudan, zırhlı piyadeye kadar her birimden asker vardır.Bu askerlerleri çıkarma yaptıktan sonra ilk karşılaştıkları yerli kabileler Aztekler’in düşmanı çıkmıştır ve savaşmları için Aztek İmparatorluğu’nun başkenti olan Tenochtitlan’a yönlendirmişlerdir.Hernan Cortes’in yönettiği İspanyol ordusunu gören Aztek lideri Montezuma ilk başlarda İspanyollara direnmemiş ve onlara hoşgörülü yaklaşarak şehirde bir kilise inşasına bile seslerini çıkarmamışlardır.

Ama sonunda halk özellikle Aztekli savaşçılar, İspanyolun gerçek amacını anlayıp direniş için isyan bile çııkarmışlarıdr.Bu olay sırasında Aztek lideri Montezuma’da başına aldığı bir darbeyle hayatını kaybetmiştir.İspanyol denizci bu isyan sırasında yanındaki adamların sayıca yetersizliğinden dolayı şehirden kaçmak zorunda kalmış ve sonra tüm gücüyle gelerek uzun bir kuşatmanın ardından şehri ele geçirmiştir.Bu istilayı yaparken şehri büyük bir yıkıma uğratmıştır.

Tenochitilan Soykırımı
Hernan Cortes Tenochtitlan’da bir soykırım gerçekleşmiştir ve daha sonra yerli katliyle adı sıkça anılacaktır.Bunların sebebi ise herzamanki gibi altın ve kıymetli mücheverlerdir.O zamanlar İstanbul ve paris’ten sonra ünyanın en kalabalık şehri olan Tenochtitlan tamamen yağma edilmiş ve nerdeyse taş üstünde taş kalmamıştır.İspanyol denizci katılığıyla ve soğukkanlılılyla bilinir.

Bu davranışlarından sonra ülkesine çağırılan Denizciye bazı yaptırımlar  uygulanmıştır.Rütbesi azalan en son Hernan Cortes Cezayir Deniz Savaşı’nda Barbaros Hayrettin Paşa’ya yenilmiş ve o utançla bir daha büyük bir işe kalkışmayarak hayatını dışlanarak sürdürmüştür.

Belgesel | Milattan Önceki Savaşlar: Ramses ve Kadeş Savaşı | Online İzle

History Channel'ın ünlü belgesel dizilerinden olan Millattan Önceki Savaşlar'ın Kadeş Savaşı bölümünü paylaşmak istedim sizlerle.

Kadeş Savaşı bilinen il yazılı antlaşma olmakla birlikte antik dönemlerin en kanlı savaşı olarak da bilinir.Aşağıdaki videoya tıklayarak hemen online izleyebilirsiniz.

Kadeş Savaşı hakkında daha fazla bilgi için burdan buyurabilirsiniz. İyi seyirler.


Belgesel | İnsanlardan Sonra Hayat: Silahlı ve Savunmasız | Online İzle


History Channel'ın en ünlü belgesellerinden olan "İnsanlardan Sonra Hayat" serisinin bu bölümdeki konusu ise insanlardan sonraki yapıların, hayvanların ve savaş makinelerinin durumu yani adından anlaşılacağı gibi "Silahlı ve Savunmasız".Aşağıdaki oynat tuşuna basarak hemen online izleyebilirsiniz.

İyi Seyirler...




Kızıl Baron-Düşmanlarının İntihar Ettiği Pilot


Kızıl Baron
Kızıl Baron’un gerçek ismi Manfred von Richthofen dir.I. Dünya Savaşı’nda efsaneleşen pilot sadece tek başına 80 küsür uçak düşürerek efsanevi olmuştur.İsterseniz neler yaptığına bir bakalım.

2 Mayıs 1892’de doğan Kızıl Baron ilk başta Alman Süvari bölümünde görev yapmış daha sonra uçaklara yön buluculuk yapmaya başlamış ve daha sonra da Pilot olmuştur.80 ‘den fazla uçak ve sayısı bilinmeyen öldürdüğü düşman vardır.Hayatını bu işte kaybedene kadar savaşmıştır.

Hocası olan Oswald Boelcke’nin uçus stilini alıp kendine uyarladıktan sonra bunu kendi ekibinide öğretmeyi başarmıştır.”Kızıl” isminin kendisine gelişi de ilginçtir.Günlüğünde yazığına göre bir gün canı sıkılmış ve uçağı kırmızıya boyamaya karar vermiştir.Bilmeyerek yaptığı bu iş düşmanlarının üzerinde çok büyük psikolojik etken haline gelmiştir.Çünkü kırmızı rengi gökyüzünde kolayca seçildiği için düşmanları kimin yaklaştığını çok iyi bilirmiş.Bu yüzden intahar edenler ve savaştan kaçanların olduğu rivayet edilir.

Ama Kızıl Baron tam bir şövalyeymiş.İlk başta rakibini bir ortaçağ şövalyesi gibi düelloya davet edermiş.Onurlu bir savaştan sonra düşman uçağını düşürürmüş.Bu hareketlerinden dolay nefretten çok saygı ile anılırmış hatta korkulurmuş.Malasef ömrü çok uzun sürmemiş ve 26 yaşında vefat etmiştir.

Manfred von Richthofen’e birçok ülkede birçok isim takılmıştır.Fransızlar Küçük Kızıl ve Kızıl Şeytan, İngiltere’de Kızıl Şövalye ve Kızıl Baron.

Pilot’un Ölümü

Kızıl Baron'un Fokker Dr.I'sı
Ünlü Pilot 21 Nisan 1918 yılında tartışmalı bir şekilde ölmüştür.Öldüğü gün uçağı uçaksavarlar tarafından vurulmuş buna rağmen uçağını indirmeyi başarmıştır.Öldüğü yer olan Fransa’da eksiksiz bir cenaze töreni yapılmış ve daha sonra cenazesi Almanya’ya nakledilmiştir.
Öldüğü zaman basın asla onu bir cani veya katil muamelesi yapmamış aksine bir kahraman statüsüne yerleştirmiştir.
Sonuç olarak kırmızı Fokker Dr.I ‘ya sahip olan Kızıl Baron hala dünyanın en iyi pilotlarından biri sayılmaktadır.





Rosetta Taşı - 3 Dilde Antik Antlaşma

Rosetta Taşı
19 Temmuz 1799 yılında keşfedilen ve İ.Ö 2. yüzyıla ait olduğu düşünülen Rosetta Taşı Mısır'da bulundu.Üzerinde 3 farklı dilden yazı bulunan 760 kg ağırlığındaki ağır taş Napoleon'un Mısır Seferi sırasında bir Fransız askeri tarafından keşfedilmiştir.

Reşid Taşı diye de bilinen Rosetta Taşı'nın önemi ise antik Mısır hiyeroglif dilinin çözülmesini sağlamış olmasıdır bunun yöntemi ise antlaşma niteliği taşıyan taşın üzerindeki dillerden biri olan antik Yunanca ile kıyaslanmasıdır.

Rosetta Taşı şuan British Museam'dedir.

Trinty - Nükleer Silah Bunla Başladı

Trinity
Amerika'nın ünlü nükleer projesi olan Manhattan Projesi'nin ilk denemesi  Trinity, 16 Temmuz 1945 yılında Amerka/New Mexico'da gerçekleştirildi.

Kısa bir süre sonra Nagasaki'ye atılacak olan bombanın ön denemesidir. Trinity teknolojinin her alanında -özellikle savaş teknolojisi-yeni bir devir açmış ve "Atom Çağı"nı başlatmıştır.

Shoichi Yokoi - 28 Yıldır Savşata

Shoichi Yokoi
Shoichi Yokoi'nin hikayesi akıllara durgunluk verecek cinsten. Hikaye 24 Ocak 1972'de Guam Ormanları'nda birinin bulunması ile başlıyor.II. Dünya Savaşı'nda Amerikan Ordusu'na teslim olmamak için ormana kaçan Japon askeri, ormanda yaşadığı 28 yıl boyunca savaşın bittiğinden hala habersizdi.

Yerli çiftçiler tarafından bulunan Shoichi Yokoi , hayatını avcılık ve ilkel koşullarda geçirmiş, kendisine hayvan postlarından kıyafetler  dikmiştir.Ülkesine döndüğünde "Bu utanç verici ama evdeyim" ve İmparatoru görmemiş olmasına rağmen İmparatorluk Sarayı'na girdiğinde "İmparatorum size iyi hizmet edemedim ama size hizmet etme hırsım asla kaybolmadı" demiştir.Ortaya çıktıktan sonra dünyada ilgi odağı haline gelmiştir.

Shoichi Yokoi 1977 yılında kalp krizinden vefat etmiştir.

Güreşçi Kara Ahmed - Dünya'yı Dize Getiren Osmanlı

Kara Ahmed 
Ünlü Osmanlı Güreşçisi Kara Ahmed, ustası Hergeleci İbrahim'in yardımıyla Paris'te 1899 yılında düzenlenen dünya çapında bir ilk olan uluslararası Güreş Şampiyonası'nda birinci olarak Dünya Güreş Şampiyonu olmuştur.

Bu durum dönemin Padişahı II.Abdülhamid tarafından bir nişan ile onurlandırılması sağlamıştır.Ama ne yazik ki Kara Ahmed 32 yaşında hastalanarak gözlerini dünyaya yummuştur.

Anna Pavlova - Dünyaya Bale'yi Sevdirdi

Anna Pavlova
Rus asıllı Anna Pavlova, eşiyle birlikte çıktığı turnlerle dünyaya Bale'yi tanıtan ve sevdiren 20. yüzyılın en önemli balerinlerindir.

12 Şubat 1881 doğumlu balerin, Rusya İmparatorluk Balesi'nde yıllarca Baş Balerin ünvanını taşımıştır.Bale'ye o kadar tutkundur ki bacağından ameliyat olması gerekirken Bale'ye devam edemeyeceği için bu ameliyatı istememiştir.

23 Ocak 1931 tarihinde Anna Pavlova, ünlü Ölen Kuğu adlı oyununun kostumunu isteyip son sözlerini söyleyerek ölmüştür.

Casablanca Konferansı

Casablanca Konferansı
14 Ocak 1943 tarihinde gerçekleşen Casablanca Konferansı, Müttefik Devletler'in Mihver Devletler karşısında durumu biraz düzelttiği sırada Şam'ın ünlü Casablanca şehrinde gerçekleşmiş olan bir toplantıdır.
Katılımcılar ise Amerikan Başkanı, İngiltere Başkanı ve CSS'dir.

Toplantıda Hitler korkusu çok büyüktür.Özellikle savaşı kazanamama ihtimali üzerinde çok durulur.Ama sonuç olarak Avrupa'da cephe açılması bunun için ise İtalya'nın Sicilya adasına bir çıkarma kararı verilerek toplantı bitirilir.

Casablanca Konferansı'nın ayrıntılı kararları için burdan buyurabilirsiniz.